Reklam
Reklam

16 İlin Baro Başkanları Bingöl'de Buluştu

16 ilin baro başkanları, demokratikleşmenin güçlendirilmesi ve Kürt meselesinin barışçıl çözümü için gerekli hukuki adımların gecikmeksizin atılması çağrısında bulundu.

Yayınlanma Tarihi :
16 İlin Baro Başkanları Bingöl'de Buluştu
Reklam

Bölge Baro Başkanları Toplantısı, Bingöl Barosu ev sahipliğinde yapıldı. Toplantının ardından 16 ilin baro başkanları tarafından yapılan ortak basın açıklamasında, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu.

Avukatlık mesleğinin giderek ağırlaşan ekonomik ve yapısal sorunlarının ele alındığı toplantıda, “Bu kapsamda; avukat aracılığıyla takip edilen iş ve işlemlerde KDV ve stopaj oranlarının düşürülmesi ve vergi yükünün azaltılması, serbest çalışan avukatların Bağ-Kur prim yükünün hafifletilerek mesleğin niteliğine uygun prim desteği sağlanması, CMK ve adli yardım ücretlerinin güncel ekonomik koşullar dikkate alınarak artırılması ve ödemelerin düzenli yapılması gerektiği ifade edilmiştir” denildi.

Adıyaman, Ağrı, Batman, Bingöl, Bitlis, Dersim, Diyarbakır, Hakkari, Iğdır, Kars, Mardin, Muş, Siirt, Şanlıurfa, Şırnak ve Van barolarından yapılan ortak basın açıklamasında, şu ifadelere yer verildi; “Hukuki güvenliğin güçlendirilmesi ve hak kayıplarının önlenmesi amacıyla avukatla takip edilmesi zorunlu iş ve işlemlerin kapsamının genişletilmesi, kamu avukatlarının mali ve özlük haklarının iyileştirilmesi ve mevcut eşitsizliklerin giderilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Avukatlara yönelik şiddet, tehdit ve saldırılara karşı yaptırımların ağırlaştırılması, mesleki faaliyet nedeniyle işlenen suçların nitelikli hâl olarak düzenlenmesi ve etkin koruma mekanizmalarının oluşturulması gerektiği konusunda ortak görüş oluşmuştur.

-12 EYLÜL ASKERİ DARBESİNİN YILDÖNÜMÜ

Toplantının 12 Eylül askeri darbesinin yıldönümünde gerçekleştirilmesi vesilesiyle; demokratik hukuk düzenini ortadan kaldıran, temel hak ve özgürlükleri ağır biçimde ihlal eden ve toplumda derin yaralar bırakan 12 Eylül darbesi bir kez daha kınanmıştır. Darbelerle ve darbe hukukunun bıraktığı antidemokratik mirasla gerçek anlamda hesaplaşmanın yolu; hukukun üstünlüğünün, çoğulcu demokrasinin ve temel hak ve özgürlüklerin eksiksiz güvence altına alınmasından geçmektedir.

-KÜRT MESELESİ

Toplantıda ayrıca Kürt meselesinin demokratik ve barışçıl çözümüne yönelik devam eden süreç değerlendirilmiş; atılan adımların kalıcı barış ve demokrasiyle sonuçlanabilmesi için sürecin hukuki zemininin güçlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu doğrultuda, MGK tarafından yapılması öngörülen tespit ve teyit sürecinin tamamlanarak gerekli yasal adımların ivedilikle atılması, sürecin demokratikleşme ve hukuk devleti alanında atılacak somut adımlarla desteklenmesi gerektiği ifade edilmiştir.

Meseleye; silahsızlanma süreci olarak bakılması, bu yönlü eleştiri ve taleplerin görmezden gelinmesi, Kürt meselesinin kök sebeplerine değinilmemesi, barış ile demokrasinin birbirine rehin kılınmaya çalışılması sürece yönelik önemli eksiklikler olup toplumsal rıza üretimine de olumsuz etkiler oluşturmaktadır.

AİHM VE ANAYASA MAHKEMESİ KARARLARI

Başta Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararlarının eksiksiz uygulanması olmak üzere, hukukun üstünlüğünü ve yargıya güveni güçlendirecek adımların gecikmeksizin atılması gerektiği belirtilmiştir. Osman Kavala hakkında AİHM Büyük Daire kararının uygulanmaması, Deniz Göktaş'ın tahliyesinin ardından yeniden tutuklanması ve özellikle muhalif seçilmişlerin tutuklu yargılanmaya devam edilmesi, toplumdaki adalet ve hukuk güvenliği duygusunu ciddi biçimde zedeleyen uygulamalar olarak değerlendirilmiştir.

Öte yandan, bazı seçilmişler ve muhalif siyasetçiler yönünden tutuklama tedbirinin yaygın biçimde uygulanmasına karşılık, bir kısım siyasetçinin soruşturmalarda davet usulüyle ifadeye çağrılması, hukuk kurallarının ve koruma tedbirlerinin kişilere ve siyasi konumlara göre farklı uygulandığı yönündeki toplumsal kanaati güçlendirmektedir.

Hukukun kişiye, kimliğe veya siyasi aidiyete göre farklı uygulanması görüntüsü; ikili ve tarafgir bir hukuk sistemi algısını derinleştirmekte, yargıya duyulan güveni ve toplumun adalet duygusunu zedelemektedir. Hukuk devletinde esas olan, herkes bakımından aynı hukuk kurallarının ve aynı ölçütlerin uygulanması gerektiği vurgusu yapılmıştır.

-FAİLİ MEÇHUL CİNAYETLER VE KAYIP DOSYALARI

Geçmişten bugüne toplumun hafızasında derin yaralar bırakan faili meçhul cinayet ve kayıp dosyalarının etkin, bağımsız ve sonuç alıcı biçimde soruşturulması, cezasızlıkla mücadele edilmesi ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılması da toplumsal barış ve adaletin tesisi bakımından ertelenemez bir sorumluluktur.

Bölge Baroları olarak; mesleğimizin sorunlarının çözümü, hukukun herkes için eşit uygulanması, demokratikleşmenin güçlendirilmesi ve Kürt meselesinin barışçıl çözümü için gerekli hukuki adımların gecikmeksizin atılması çağrısında bulunuyoruz.”

Haber Merkezi

begendim
0
Begendim
bayildim
0
Bayildim
komik
0
Komik
begenmedim
0
Begenmedim
uzgunum
0
Uzgunum
sinirlendim
0
Sinirlendim
Reklam