Sosyal medya hesabı açmanın GAZETECİ olmaya, her gelen görüntüyü paylaşmanın da HABERCİLİK yapmaya yettiğinin sanıldığı bir dönemden geçiyoruz.
Elazığ’da da kendisini adeta şehrin “RADARI” gibi konumlandıran bazı sosyal medya hesaplarının yayın anlayışı vatandaşın yolladığı görselden videodan ibaret !
Diğer yönlü bakıldığında da yapılan paylaşımlar araştırmacı, sorgulayıcı ve objektif bir gazetecilik anlayışından çok, belirli konularda konuşan, belirli konularda susan ve seçilmiş hedefler üzerinden gündem oluşturmaya çalışan taraflı bir sosyal medya yayıncılığı görüntüsü veriyor.
Habercilik araştırmaktır, soru sormaktır, belgeye ulaşmaktır, iddianın muhatabına gitmektir ve en önemlisi aynı ölçüyü herkese uygulayabilmektir.
Kendini şehrin “RADARI” olarak nitelendirenlerin , radarını 360 derece döndürmesi gerekir.
Bir tarafa sürekli SİNYAL verip diğer tarafı hiç görmeyen radarın objektifliğinden söz edilemez!
Kimler söz konusu olduğunda haber yapılıyor? Kimler söz konusu olduğunda sessiz kalınıyor? Sorgulanır!
Elazığ’da ikamet etmeyip başka bir şehirde yaşamak elbette hiç kimsenin Elazığ hakkında konuşmasına engel değildir.
Ancak şehrin günlük yaşamından, esnafından, sokaklarından ve vatandaşın yaşadığı sorunlardan uzakta bulunurken Elazığ’ın gündemine müdahil olunuyorsa, en azından meselelerin bütün taraflarını araştırmak ve objektif davranmak gerekir.
Uzaktan kumandayla şehir gündemi oluşturulmaz.
Hele ki birilerinin sesi olup başkalarının sesini görmezden gelerek hiç oluşturulmaz.
Habercilik, kimin hoşuna gideceğine göre pozisyon almak değil; kimin hoşuna gitmediğine bakmadan gerçeği araştırmaktır.