Rivayetlerle ve şifasıyla bilinen konak ziyaretçilerin akınına uğruyor.
Beyzâde Efendi Konağı, Elazığ merkeze bağlı Altınkuşak (eski adıyla Sarını) Köyü’nde yer alan, bölgenin en önemli sivil mimarlık eserlerinden biridir.
Geç Osmanlı döneminin konak mimarisini yansıtan yapı, Hicri 1312 (Miladi 1895) yılında inşa edilmiştir. Dikdörtgen planlı, iki katlı olan konak; taş işçiliği, revaklı avlusu, havuzbaşı, iç sofalı planı ve Osmanlıca kitabeli çeşmesiyle dikkat çeker. Günümüzde tescilli kültür varlığıdır ve deprem sonrası Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından restorasyon çalışmalarına alınmıştır.
Beyzâde Efendi kimdir?
Beyzâde Efendi’nin asıl adı Beyzâde Hacı Ali Rıza Efendi‘dir (1810–1904). Harput’un önemli mutasavvıflarından ve din âlimlerinden biri olarak kabul edilir. Kaynaklarda keramet sahibi, ilim ve tasavvuf ehli bir şahsiyet olarak anlatılır. Vasiyeti üzerine kendisine türbe yapılmamış, Harput’taki Meteris Mezarlığı’na sade bir kabir olarak defnedilmiştir.
RİVAYETLERLE DOLU KONAK
Konağa dair en meşhur rivayet
Yörede en çok anlatılan rivayet şudur:
Beyzâde Efendi için görkemli bir konak yaptırılır. Ancak kendisi konağa geldiğinde yalnızca bir gece kalır. Ertesi gün oğluna:
“Oğul, bu konak dünya şatafatının olduğu bir yerdir. Gösteriş ve riya olur. Ben burada yaşamam.”
dediği ve Harput’taki mütevazı evine geri döndüğü anlatılır.
Bu hikâye, onun dünya malına ve gösterişe önem vermeyen kişiliğinin bir göstergesi olarak nesilden nesile aktarılmaktadır. Bu anlatı sözlü kültürde yaygın olsa da tarihî bir belgeyle kesin olarak doğrulanmış değildir.
Diğer rivayetler
Beyzâde Efendi hakkında halk arasında anlatılan başka menkıbeler de vardır:
Hacca gitmeden önce biriktirdiği parayı ihtiyaç sahiplerine dağıttığı ve Allah’ın kendisine farklı yollarla hac nasip ettiği anlatılır.
Dualarının kabul olduğuna, zor durumda kalan insanlara manevi yardım ettiğine inanılır.
Konağın bahçesindeki kaynak suyunun bereketli olduğu ve yıllarca hiç kesilmediği söylenir.
Konağın bazı bölümlerinde Sultan II. Abdülhamid dönemine ait eşyaların muhafaza edildiği aile tarafından dile getirilmektedir.
Beyzâde Efendi Konağı, yalnızca mimarisiyle değil, Harput tasavvuf geleneğiyle bağlantısı ve çevresinde oluşan sözlü kültür sayesinde Elazığ’ın en önemli tarihî yapılarından biri olarak kabul edilmektedir.
BİR DİĞER ÖZELLİĞİ İSE DİL ÇÖZEN ŞİFALI EKMEK VE SUYU
Rivayet odur ki bu konakta konuşamayan insanlar için 3 parça ekmek yapılır ekmekleri yiyip konaktaki kaynak sudan içenlerin dili çözülür rivayeti.
KONAK RESTORE EDİLECEK
Bakanlığın Kahramanmaraş merkezli depremler sonrası başlattığı restorasyon projesi kapsamında yeniden ayağa kaldırılacağını kaydeden Hatipoğlu, "Depremin zarar verdiği tescilli yapıları korumak ve gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla hayata geçirilen bu proje, Elazığ'ın kültürel mirasına önemli bir katkı sağlayacak. Beyzade Efendi Konağı, bölgenin tarihi ve mimari dokusunu yansıtan en değerli yapılardan biri. Yılların yıpratıcı etkilerine ve depremin zararlarına rağmen, bu restorasyon çalışmasıyla eski görkemine kavuşturuluyor." değerlendirmesinde bulundu.